G harfi boştur yangın kovalarının
ki ortaya çıkar
dolu olanları okununca
madımak oteli'nin merdivenlerinde
kurtulmayı bekleyenler için
verilen karar: Yan ın
Benim ülkem muazzam geçmişine rağmen boynu bükük yaşar.Alışmışızdır kendimizle çokça övünürken bile birilerine boyun eğmeye,kendi içimizde yaralar taşımaya,kendimizi en çok kendimizin yaralamasına.Bilmem kaç milleti bir arada yaşatabilirken birdenbire kardeşin kardeşi vurduğu,can almanın nefes alırcasına doğallaştığı bir kara parçası haline gelmişizdir ve en çok bunu fark etmemeyi bilmişizdir.Hem yarayızdır,hem merhem,hem de acı...Benim ülkem kendi içinde dirliksiz,kendi kendini tüketendir.İşte Sivas Katliamı da kendimizde açtığımız en büyük yaradır.
1993'ün 2 Temmuz'u...Kara leke olarak nitelendiririz ya,bilemedik kara'nın bugünün yanında parlayacağını.35 kişinin katledildiği,bir insanın diğer bir insanın canını zevkle almasını ideolojisine bağlayıp içini sadece bu kadarcık bir açıklamayla rahatlatabildiği ve can almanın meşrulaştığı,katillere alkışların yağdığı gün.
O günden bugüne kimileri insan öldürmenin ne demek olduğunu bile düşünmeden zaferini kutlar,kimi can alanları adalete teslim eder,kendince vicdan rahatlatır kimi de farkındadır adaletin de vefanın da yarayı kapatamayacağının.Gidenler mi?Andık evet.Her sene aynı gün aynı saatlerde.Bu kadardık çünkü biz,elimizden fazlası gelmedi.Düşemedik katillerin peşine adamakıllı ya da düştük ama engellendik.İşine gelmedik bazı insanların,sustuk.Bekledik yine de,neyi beklediğimizi bilmeden.
Ve 2012'nin 13 Mart'ı...Şimdi herkesin teknoloji çağı,uzay çağı,bilişim çağı vb isimlerle değerlendirdiği çağda medeniyet enkazlarının arasında zaman aşımına uğradık.Ne gideni alabildik yanımıza,ne kalanın sabrı olabildik,ne de adalete rast geldik.Hem beklediğimiz hem de içten içe umut beslediğimiz bir gerisayımda sıfıra çaresizce ulaştık.
Elimizde kalan zaman aşımları,lekeler,yok oluşlar oldu.Ağlayışlar,ağıtlar,sönmüş merhametler,öldürülen insanlık oldu.Elimizde kalanlar yukardan birilerinin "Vatana millete hayırlı olsun."ları oldu.Asım'ı da kurtaramadık,Metin'i de,Hasret'i de,Behçet'i de,Muhlis'i de...En küçüğü 12 yaşında olan 35 insanı ülkenin kocaman bir utanç belgesi olan otel enkazında yapayalnız bıraktık.Zaman aşımıyla Sivas'ın bugün bir kez daha yakılmasına yine engel olamadık.Hepimize geçmiş olsun.
"UNUTMAYIN"
Bu yazıya ve diğer yazılarıma buradan da ulaşabilirsiniz: http://neyinkafasi.com/author/mervee/
Bu yazıya ve diğer yazılarıma buradan da ulaşabilirsiniz: http://neyinkafasi.com/author/mervee/



